KIRIK farklı bir program serisine başlıyor.
Çünkü kimi meseleler artık sadece konuşularak değil,
bedenle,
sesle,
nefesle,
şiirle,
müzikle,
duraksamayla ifade edilmek isteniyor.
KIRILA KIRILA, bu ihtiyaçtan doğdu.
Bu programda davetlilerimizi bir konuyu uzun uzun tartışmaya değil, kırılgan duyguları ve durumları performatif bir şekilde paylaşmaya çağırıyoruz. Her biri yaklaşık on dakika boyunca mikrofonu alacak; konuşacak, okuyacak, çalacak, ya da o anı tercih ettiği şekilde dolduracak.
Konularımız çeşitli: Baskı altında hayatta kalmaya çalışmak ile direnme ısrarı arasındaki gerilimden başlayabiliriz. Başımızın derde gireceğini, hayatın konforlu olmayacağını bile bile neden hala üretmeye, eylemeye ve bu ülkede kalmaya devam ediyoruz?
Tüm bu ısrarlarımıza karşın, kimi zaman baskıdan, kimi zaman “şimdi sırası değil” dediğimiz için kadük olmuş mücadeleler, kurumlar, tartışmalar da var. Hukuk, medya, yerel yönetimler ve gündelik adalet pratikleri gibi dayanak noktasını kaybetmiş konuları anmak istiyoruz.
Ve belki en zorundan, gelecekten de bahsetmeliyiz: Seçilmiş ya da örgütlü bir kırılganlıktan söz ediyorsak eğer, bu bir gelecek tahayyülü olmadan mümkün mü? Yaşadığımız bütün sıkışmışlıklara rağmen, nasıl bir dünya, nasıl bir kent ya da nasıl ilişki biçimleri hayal ediyoruz?
KIRILA KIRILA program serisi, sözün, şiirin, müziğin, bedenin uzmanlıklardan değil tanıklıklardan ve duygulardan beslendiği bir alan açmayı deniyor.
Florans Keskinkalem’in sunumuyla
Ali Pars
Can Memiş
FitiSound
Hale
Oya Özgün Hazan
Florans Keskinkalem drag’i araştırma, anlatıcılık ve medya eleştirisinin bir aracı olarak kullanan performans personasıdır. Sürekli yaklaşan bir felaketi hissederken aynı anda eyeliner’ını düzeltmeye çalışan Florans, mizah, kamp estetiği ve eleştirel anlatıyı bir araya getirerek güncel olaylar, queer yaşam ve toplumsal meseleler üzerine performatif yayınlar yapar.
Ali Pars şiir ve performans arasında çalışıyor. Hareketin bedende tutulan duygularla kurduğu ilişkiyi ve bunun sağaltıcı potansiyelini araştırıyor. Şiirlerinde aşk, öfke, merhamet, kimlik ve beden/ler arasında bir gerilim dolaşıyor; politik ve poetik olanın birbirine temas ettiği alanlarla ilgileniyor.
Can Memiş sanat, sosyoloji ve hukuk arasında top sektirerek çalışmalarını sürdüren bir araştırmacıdır. Bazen yazararak düşünür, bazen arşivler arasında dolanır. Doktora araştırmasında aktivist sergileme pratiklerinin peşinden gitmeyi tercih etti.
FitiSound olarak da bilinen Ahmet M. Öğüt, ses ve görüntünün prosedürel rastlantılarla hemhal oluşu üzerine kafa yorup, bu macerada ürettiklerini gerçek zamanlı manipülasyonlarla performe etmeyi seviyor.
Hale, bozmayı ve yeniden yapmayı seven bağımsız küratör. İmaj felsefesi çalışır ve dünyayı imajlar üzerinden algılar. Arsperas adıyla kurduğu platformda, mücadelesini okunur kılar.
Oya Özgün Hazan: Tüneme engelleyici çelik teli iten kuşun ortadan kaldırdığı teli önüne düşürmesiyle başlar şiirler. Canlı, kimse zarar görmesin diye yana kaldırırken teli, duvarda gördüğü üstlerine balık ağı atılmış insanların graffitisiyle sarsılır. Ağ onları vakum makinesiyle havası alınıp plastik kaba konulmuş et gibi sarar. Kararını değiştirir. Ağın naylonuna çelik teli geçirir. Duvardan sokağa kalp atmaya devam eder. Biyografim başlar. Biyografimiz başlar.